1. Haberler
  2. Bölge
  3. Sivas
  4. Aşık Veyseli̇n Özel Fotoğrafçısı Ünlü Ozanın Bi̇li̇nmeyen Yönleri̇ni̇ Anlattı

Aşık Veyseli̇n Özel Fotoğrafçısı Ünlü Ozanın Bi̇li̇nmeyen Yönleri̇ni̇ Anlattı

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sivaslı gazeteci Yücel Yönal, ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu’nun 130. doğum gününde ozanın bilinmeyen yönlerini anlattı.

25 Ekim 1894 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesinde dünyaya gelen ünlü halk ozanı Aşık Veysel’in yakın dostu olan ve kendisinin fotoğraflarını çeken 67 yıllık gazeteci 82 yaşındaki Yücel Yönal, ünlü ozanın yaşamına dair bilinmeyenleri paylaştı. Veysel’le 1957 yılında tanışan Yönal, 16 yıl içinde süren dostlukları boyunca biriktirdiği hatıralarını anlatarak, Aşık Veysel’in Sivas’ın dünyaya açılan penceresi olduğunu vurguladı.

“Aşık Veysel Sivas’ın dünyaya açılan penceresiydi”

Arkadaşlarının kendisine ’Takıldın bir âmânın peşine gidiyorsun’ dediğini anlatan Yönal, “Âşık Veysel’le 1957 yılında tanıştım. Sivas Atatürk Caddesi’nde bir iş hanı vardı ve üstü oteldi. O dönem çalıştığım yerin patronu o yıllarda Sivaslı âşıklardan otel parası almazdı. Sivaslı âşıklar Sivas’ı dünyaya tanıtıyor diye 3 gün o otelde konaklama hakları vardı. Ben de o dönemlerde tanıştım, hep giderdim yanına. Arkadaşlarım bana ’Takıldın bir âmânın peşine gidiyorsun’ derlerdi. Dostluğumuz 16 yıl devam etti. Bu yıllar içerisinde çok fazla anı biriktirdik. Sivas’a geldikçe hep beni ziyaret ederdi. Ben de Sivas’a gelen sanatçıları onun köyüne, yanına götürürdüm. Bundan büyük gurur duyardım. Aşık Veysel, Sivas’ın dünyaya açılan penceresiydi. Çünkü kendisi âmâ olarak 10 yaşında sazla tanışarak, son nefesine kadar bunu sürdürdü. Eşi Gülizar Hanım’ın bize yapmış olduğu tereyağlı bulgur pilavının ve pezik turşusunun tadı damağımda” dedi.

“Kendisini dilenci zannetmişler, buna çok üzülmüştü”

Aşık Veysel’in Ankara’ya gidebilmek için günlerce yürüdüğünü söyleyen Yönal, “Ankara’ya sazını sözünü dinletmeye giderdi. İletişim araçları olmadığından dolayı Ankara’ya gidebilmek için günlerce yayan gittiğini bana defalarca söyledi. Yine bir kez Ankara’ya saz teli almak için gittiğinde Ulus Rüzgârlı Sokağa girecekken kendisini dilenci zannediyorlar ve sokağa sokmak istememişler. Yine başka bir gün bir dolmuşa binmiş. Gençler kendisine yer vermiş. Orada kendini bilmez birileri ’Artık nesil de değişti, insanlara değil dilencilere yer veriyorlar’ demişler. Bunu da duymuş ve çok üzülmüş. Âşık Veysel, Sivas’ın dünyaya açılan penceresiydi. Onu dünya tanıdı. Yıllarca büyük bir gururla onun fotomuhabirliğini yaptım. Kendisi hayatını kaybetmeden 48 saat önce gittim, kendisini ziyaret ettim. Dönüşte dönemin valisini ziyaret edip, ’Durumu iyi değil’ dedim. Ertesi gün vali ile birlikte kendisini ziyaret etmek için yola çıktık. Vali bey kendisini incitmemek için ’Ölünce seni nereye gömelim’ diye soramadı, dışarı çıkıp oğluna sordu. Kendisi de oğluna ’Zararım da, yararım da bu köye olsun. Beni buraya gömün’ demiş. Ben Âşık Veysel’in adı yaşatılsın diye haberler, yayınlar yaptım. Bunların üzerine 28 yıl sonra İstanbul Gülhane’ye anısı kondu, Şarkışla ilçesine anıtı dikildi. Türk edebiyatına 400’den fazla fotoğraf kazandırdım. Şimdilerde fotoğraflarım bilinçsizce bazı kişiler tarafından kendi arşivleri olarak kullanılıyor, bu da beni çok üzüyor” şeklinde konuştu.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Aşık Veyseli̇n Özel Fotoğrafçısı Ünlü Ozanın Bi̇li̇nmeyen Yönleri̇ni̇ Anlattı
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Ajans 29 ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.