Erzincan Kemah’ta yer alan ve Selçuklu mimarisinin nadide örneklerinden biri olan Sultan Melik Türbesi, Anadolu’nun Türkleşme ve İslamlaşma sürecine ışık tutuyor. Tarih, mimari ve maneviyatın kesişim noktası.
Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında önemli roller üstlenen Mengücek hükümdarı Melik Alp Karaaslan’ın hatırası, Erzincan’ın Kemah ilçesinde yükselen Sultan Melik Türbesi ile yaşatılmaya devam ediyor.
- yüzyılda inşa edilen türbe, sadece bir hükümdarın anısını değil, aynı zamanda Selçuklu döneminin estetik anlayışını da günümüze taşıyor. Kare planlı alt yapısı, çokgen gövdesi ve konik külahıyla mimari olarak dikkat çeken yapı, tuğla işçiliği ve geometrik süslemeleriyle Selçuklu sanatının en özgün örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Erzurum Vakıflar Bölge Müdürü Murat Uslu, türbenin tarihî ve kültürel açıdan taşıdığı değere dikkat çekerek, yapının hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı olmaya devam ettiğini belirtti.
Türbenin mezar odasında yer alan sanduka içinde ise Sultan Melik’e ait olduğu düşünülen mumyalanmış bir naaş bulunuyor. Bu olağanüstü korunmuşluk, yalnızca mimari ustalıkla değil, aynı zamanda dönemin eski Türk inanç sistemlerinin izlerini taşıyan geleneksel uygulamalarla da açıklanıyor.
Sultan Melik Türbesi, bugün yalnızca bir ziyaret noktası değil; aynı zamanda Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliklerinden biri olan Mengüceklilerin bıraktığı derin izlerin somut bir belgesi niteliğinde.
Erzincan’ın tarih ve kültür rotası üzerinde önemli bir durak olan Kemah’taki bu yapı, geçmişin izini sürmek isteyen herkesi büyüleyici bir yolculuğa davet ediyor.

